Anasayfa Gönüllü İzlenimleri Gönüllü Buluşmasından İzlenimler Cuma, 30. Temmuz 2010
Gönüllü Buluşmasından İzlenimler

20 Nisan 2009 saat 18:00 de Üsküdar Ünalan 75. Yıl Kültür Merkezinde Yeryüzü Doktorları’nın gönüllülerinin katıldığı bir toplantı yapıldı. Toplantıda konuşmaların ardından Yeryüzü Doktorları Projelerinde görev almış gönüllülerimize teşekkür beratları verildi.  İşte gönüllülerimizden bazılarının kısa izlenimleri;
Dr.Ahmet Güneş:
Savaş başladığında Gazze’ye giden ilk sağlık yardım ekibinin içinde yer aldım. Özellikle bir Filistinli olarak böyle bir misyonun içinde bulunduğum için çok mutluyum.

Dr.Ayşe Duman(Nijer-Fistül):
Nijer’de mesleğimi hiçbir karşılık beklemeden yapmanın tadına verdım.projede emeği geçen herkese teşekkürler.

Mehmet Taşpınar:
Adaletsizliğin hüküm sürdüğü bir dünyada evcil hayvanlara mama bulmak kolay ama yardım için doktor bulmak zor.Ben bu görevin içinde bulunan arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.

Vahap Küçük:
Aranızda bulunmaktan çok mutluyum.Bizim yaptıklarımız doktorların yaptıklarının yanında hiçbir şey.Hepinize emekleriniz için çok teşekkürler.Allah yar ve yardımcınız olsun.

Dr.Yahyahan Güney(Nijer-Fistül):
Eşimle(Dr.Buhara Güney) Nijer’e gitme daveti aldığımızda hemen kabul ettik.Oraya bir şeyler vermeye gittiğimizi zannettik.Ancak gördük ki orası verme yeri değil alma yeriymiş.Oraya gidip de bir şeyler alamadan gelen ve memnun olmayan hiçbir arkadaşım olduğunu sanmıyorum.Hepinize teşekkür ederim.

Dr.Deniz Aybey(Kongo-Kurban):
Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.

Hemşire Feride Özsoy(Nijer):
Nijer’e gitmeyi Allah’tan çok istemiştim.Çok şükür o da nasip etti.Oraya gitmiş olmanın hazzını hala yaşıyorum.Oradaki insanların gözlerindeki mutluluğu hala unutamadım.Emeği geçen herkese teşekkürler.


Dr.Fahrettin Özkan(Gazze): Orada beni en çok üzen şey sınırda bizim gibi Müslüman olan Mısırlıların bizi içeriye almak istememesiydi.Yine garibime giden bir şey küçücük bir yer olan Gazze’nin şehir dışındaki sebze ve meyve bahçelerinin tabiri caizse talan edilmesi,hayvanların makineli tüfeklerle taranması,kesilip yollara devrilmiş ağaçlar direk bir neslin her anlamda yok edilmesi girişimiydi bence.Ancak orada özellikle Türk olduğumuzu duyduklarında bize gösterdikleri ilgi ve sevgi çok güzeldi.Taksi şoförlerinin Türk olduğumuzu duyduklarında taksi parası almak istememleri,kız çocuklarınaTürkiye,erkek çocuklarına Tayip isminin verilmesi orada Türkler olarak ne kadar sevildiğimizi gösteriyordu.Orada bulunmaktan sizleri temsil etmekten son derece büyük mutluluk duydum.YYD’ye ve emeği geçen herkese teşekkürler.

Dr.Erhan Sarışın(Nijer):Aslında bir çok projeye katıldım ama gördüklerimden anladığım bir şey var.Oradaki insanlar o kadar aç ve fakir ki insanlar yarım dolarla iki öğün yemek yiyerek yaşamaya çalışıyor.

Dr.M.Sait Özsoy:YYD’nin ilk projesinde Sudan’a giden ekipte yer almıştım.Bugün o fotoğraflara bakınca kendimi tekrar orada gibi hissettim.‘’Tekrar gökyüzüne bakmak için yeryüzü’’ diyorum.

Dr.Mustafa Karadeniz:YYD’nin Pakistan’dan Lübnan’a birçok projesinde yer aldım.Bugün hem hüzünlüyüm hem çok sevinçliyim.Hüzünlüyüm çünkü artık beni çağırmıyorlar,çok mutluyum demek ki artık çok fazla yeryüzü doktoru var ki bana ihtiyaç yok.


Ecz.Muhammet Karabacak:YYD’nin Filistin ve Gazze ekiplerinde yer aldım.En zor olan gönüllü olmaktır;çünkü gönüllü karşılıksız iyilik yapar.Ben özellikle bütün eczacı kardeşlerimin YYD’de daha aktif rol almasını istiyorum.Gazze’de çok şey yaşadım ama en önemlisi orada bir Osmanlı torunu olmanın hazzını tekrar yaşadım.Emeği geçen herkese teşekkürler.

İbrahim Altan(Deniz Feneri):Gazze’ye gittiğimizde doktorlarımızı içeriye aldılar bizi almadılar.Üzülerek bir süre beklesek de son bir kez şansımızı denemek istedik.Kapıya gittiğimizde sordular:’’Sen kimsin?’’ben:’’Mühendis-i tıbbi’’dedim.’’O ne?’’dediler.Dedim ki:’’Hani kalp krizi geçirdiğinde insana böyle cihaz takarlar.İşte ben o cihazların mühendisiyim.’’bu sefer:’’Aa tamam geç o zaman.’’dediler.Mühendis-i tıbbi olarak Gazze’ye girdim.

Dr.Salih Bozkurt(Nijer-Katarakt):Bütün dünyada tedavi edilebilen bir hastalığın Nijer’de kalıcı körlüğe sebep olduğunu görmek çok üzücüydü.Tedaviye gelen hastalarının hepsinde iki göz de görmüyordu.Yani insanlar iki göz kör olmayana kadar doktora gitmiyor.İki gözü görmeyen bir aile reisinin ailesine ne faydası olabilir ki?Arkadaşlarımdan senenin en azından çok az bir zamanını Nijer’e gitmeye ayırmalarını istiyorum.Gerektiğinde biz YYD olarak onlara yardımcı olacağız.

Dr.Serhat Onur:Gülümseyen Çocuklar projesi kapsamında Filistin’e giden ekipte görev almıştım.Filistin’e ilk gittiğimde çok farklı bir manzarayla karşılaştık.Mescid-i Aksa’ya üç farklı kontrol noktasından girmek Filistin halkının orada esir muamelesi gördüğüne tanık olmak çok üzücüydü. Özellikle YYD doktorlarına mesleğimizin zekatı olarak gördüğümüz bu kutsal görevi yapmamıza olanak sağladıkları için çok teşekkür ederim.

Dr.Mehmet Ali Çıkım:Nijer’e gittiğimizde bir ameliyat esnasında iki cerrahi asistanından birine ‘’İsminiz nedir?’’diye sordum.’’Hüseyin’’dedi.Diğerine sordum’’Muhammet’’dedi.’’Benim adım da Muhammet’’dedim.’’Siz müslüman mısınız?’’dedi.’’Evet’’dedim.Aradan on dakika geçti.Heyecanla beni çağırdılar ve ‘’Namaz kılacağız seni bekliyoruz.’’ Dediler.bir baktım seccadeleri açmışlar beni bekliyorlar.Beraber namaz kıldık.Onlar da ben de çok mutlu olmuştuk.

Dr.Kerem Kınık(Basın mensuplarına berat verilirken):
TV NET kameramanlarından Turgut Sarıusta ile birlikte Gazze bombalandıktan hemen sonra Gazze’ye gittiğimizde çok ağır bir ameliyat esnasında Turgut kardeşimiz ameliyatı çekmek için ameliyathaneye girdi.18 gün önce kırılmadık kemiği kalmayan bir Filistinli gencin ameliyatıydı ve vaka çok ağırdı.Ben ameliyat hakkında genel bilgi verirken Turgut bir ara ‘’Abi ben gidiyorum.’’dedi.Kan tutuyormuş kendisi düşüyor ama kamera elinde kamerayı kimseye de bırakmıyor.Ben kamerayı istiyorum:’’Hayır kameramanın kamerası kutsaldır.’’diyor vermiyor.Dört-beş bayılma seansından sonra o görüntüyü aldı ve bütün dünyaya yayımladı.O Filistinli genç de ayağa kalktı.

Tugut Sarıusta(TVNET KAMERAMANI-GAZZE):Öncelikle hata yaparsam özür diliyorum.Kameranın arkasında olmak güzel de önünde olmak zormuş.Ayrıca o çekimde bayılmadım tansiyonum düştü sadece.O gün o manzarayı hanginiz görse dayanamazdı.Siz doktor olduğunuz için rahatsınız.Ben bir atasözüyle bitirmek istiyorum’’Bir saat mutlu olmak istiyorsan uyu,bir gün mutlu olmak istiyorsan balığa çık,bir ay mutlu olmak istiyorsan evlen,bir ömür mutlu olmak istiyorsan insanlara iyilik yap.’’Siz çok mutlusunuz.Hepinize çok teşekkürler.